Kişisel web sitesi.
Millet cezasını da mükâfatını da layıkıyla verir
Şehir merkezinde ne yapılsa altında bir şey aramak gibi bir şüpheciliğimiz var. Acaba kimin cebi doluyor? Kimler rant peşinde koşuyor? diye sorgulamaya, şüphe duymaya başlıyoruz.
Böyle de olması gerekir. Mamafih bu şüphe haddini aşıp yerini akıl almaz bir fesatlığa bıraktığı zaman kabul edilemez noktalara tırmanıyor.
O yıllarda İstanbul’da yaşıyordum. Adapazarı’na gelişlerimden birinde Kapalı Spor Salonu’nun bulunduğu kavşağın kapatıldığını ve büyük bir tabelada “Sakarya ilk tünel geçişli kavşak projesi ile tanışıyor” başlıklı ilanın olduğunu gördüm. O zaman, ilanla karşılaştığım anda yüzümde hafif bir tebessüm belirmişti. Kendi kendime “Herhalde bizim belediyemiz de İstanbul ve Ankara büyükşehir belediyelerine özenmiş olacak ki böyle bir başlık atmışlar” demiştim. Zira trafiği rahatlatacak ve ulaşıma çözüm getirecek olmasından değil de bizim de bir tünel geçişli kavşağa kavuşacağımızdan dem vuruyordu. Onların vardı da bizim niye olmasındı.
Bugüne kadar yaşanan ölümlü kazalar, çevresindeki esnafın kepenklerini kapatması ve kavşaktan sonra neredeyse Yeni Cami’ye kadar hemen tüm işyerlerinin eğlence mekânına dönüşmesi bu projenin ne kadar gereksiz ve hatta hatalı bir icraat olduğunu gösterdi. Proje aşamasında, sağlayacağı yararlar kadar vereceği zararlar da hesaplanmamış olmalı ki şimdi herkes tünelin kapatılması konusunda hemfikir.
Şehir yaşamının kaderini değiştirecek projeler üzerine konuşmak, tartışmak, artı ve eksilerini değerlendirmek ne kadar gerekli ise konu gündeme gelir gelmez toptan bir karşı çıkışla projenin zarar veren bir yönünü referans alarak “istemezük” kampanyasının neferi olmak da o kadar uzak durulması gereken bir şey.
Her şeyi “en iyi ben bilirim” edasıyla eleştirenler herhalde yöneticileri hesapsızca proje üreten basiretsiz ahmaklar olarak görüyorlar. Sanki yöneticiler sabahtan akşama kadar oturup “Nerede ne yapsak da rant elde etsek, yandaşlarımızı kayırsak” diye düşünüyorlar. Böyle bir düşüncenin ikbali mümkün müdür?
Şehir merkezinde her ne yapsanız ortada mutlaka bir rant vardır. Önemli olan rantın kime sağlandığıdır. Nitekim Tünel Geçişli Kavşak projesinde hüsrana uğrayan eski başkan Aziz Duran, giderayak Zirai Donatım Kurumu’nun binalarını yıkmakla eleştirilse de şimdi Kent Park’ı bu şehre kazandırmış biri olarak takdir görmektedir. Donatım binalarının şehrin gelişimine sağlayacağı katkının ve tarihi değerinin düşük olduğunu ön görmüş olmalı.
Yakın zamanda ise, hemen her şehirde rastladığımız, sanayinin gelişimini ifade etme açısından hiçbir önemi olmayan, kültürel değeri şüpheli ve kullanım açısından da yerine düşünülenle kıyaslandığında solda sıfır kalan TMO siloları, şehrin sembolü olarak nitelendirildi ve yıkılmak istenmesi eleştiri konusu haline geldi. Bunun gibi tren garının taşınması ile ilgili çözümsüzlük yıllardır gar meydanının ihtiyacı olan düzenlemeye engel oldu.
Eleştirenlerin siyasi menfaatlerini bir kenara bırakarak daha yapıcı bir üslup kullanmasına ve yöneticilerin de aldıkları kararları zaman geçirmeden cesurca uygulamaya koymasına ihtiyacımız var. Sonuçta ak mı kara mı çok geçmeden ortaya çıkıyor ve millet cezasını da mükâfatını da layıkıyla veriyor.
| Print article |